Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/6513 E. 2015/30888 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6513
KARAR NO : 2015/30888
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/133475

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Sinanpaşa Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2012/130 (E) ve 2012/294 (K)
SANIKLAR : H.. G.., S.. G..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların, hırsızlık yapma hususunda daha önceden aralarında anlaştıkları, bu kapsamda 43 NV 502 plaka sayılı araçla Sinanpaşa İlçesi Ayvalı Köyüne geldikleri, akabinde burada bulunan katılan D.. M..ne ait ve muhabere iletişimini sağlayan direkler arasındaki telleri keserek çaldıkları, daha sonra muhabere kesintisinin olması üzerine katılan kurum yetkililerinin hırsızlık yapılmış olabileceğini düşünerek kolluk güçlerine ihbarda bulundukları, kolluk güçlerinin sözkonusu ihbar çerçevesinde araştırma yaptıkları esnada sanıkların kullanmış oldukları araçtan şüphelenmeleri üzerine sanıkları çalmış oldukları bir kısım teller ile yakaladıkları, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, müşteki ile tanık ifadesi, görgü tespit ve olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Nitelikli hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı açısından, TCK’nın 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanıkların kendi altsoyları yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “sanıkların 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıklar tarafından katılan kuruma ait iletişim kablolarının çalınmak istenmesi sırasında zorunlu olarak kesilmesi suretiyle, çalınmak istenen malın aynına zarar verildiği anlaşılan olayda, sadece hırsızlık suçunun oluşacağı gözetilmeden, ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyete karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.