YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6540
KARAR NO : 2015/30772
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/22371
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Dargeçit Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/10/2012
NUMARASI : 2012/51 (E) ve 2012/108 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : M.. T.., S.. D..
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak ise hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların henüz faaliyete geçmeyen Dargeçit İlçesi Kız Yurdu’nun camlarını kırarak yurtta bulunan henüz kurulmamış güvenlik kamerası kayıt cihazı, DVD cihazı, adaptör, monitör vb elektronik eşyaları çaldıkları, bu eşyaları Midyat İlçesine götürerek Çağdaş Elektronik isimli işyerine satmaya çalıştıkları esnada yakalandıkları, bu şekilde atılı kamu malına zarar verme ve kamu kurum ve kuruluşlarına ait eşya hakkında hırsızlık suçlarını işlediklerine yönelik mahkeme kabulünde aşağıda belirtilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
1)Suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacaklarının değerlendirilmesi açısından gerekli olan sosyal inceleme raporlarının alınması gerektiği halde suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan Suça Sürüklenen Çocuk M.. T.. ve fiili işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış Suça Sürüklenen Çocuk S.. D.. hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1 ve bu kanunun uygulamasına ilişkin Yönetmeliğin 20/2.maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)5237 sayılı TCK’da cezaların içtimasına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı kanunun 99.maddesinin “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, Suça Sürüklenen Çocuk M.. T.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen adli para cezalarına esas gün adli para cezaları toplanarak bir bütün halinde adli para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.