Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/6675 E. 2017/20480 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6675
KARAR NO : 2017/20480
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşme, sanıklar… ve … hakkında 765 s TCK’nın 102/4, 104/2 ve CMK 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine, sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat

Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen düşme hükmü ile sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinin, tapuda devir işleminin yapıldığı tarih olan 03/12/2003 tarihi olmasına rağmen, kararda vekaletname ve şikayet tarihi olan “15/05/2003 ve 01/06/2014” tarihlerinin yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanık …’in, eski eşi olan katılan … adına kayıtlı olan … Mahallesi 7 parseldeki taşınmazın, satışı konusunda babası olan diğer sanık …’ye vekalet verildiğine ilişkin, Almanya ülkesi Frankfurt Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen 15/05/2013 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletnameyi sahte olarak oluşturduğu, daha sonra bu vekaletname ile sanık … tarafından 03/12/2003 tarihinde suça konu taşınmazın eşi olan diğer sanık …’ye satıldığı, sanıkların bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1) Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen düşme hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
a) 28/03/2011 tarihinde vefat eden sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 64/1 maddesi gereğince, ölüm nedeniyle davanın düşmesi yönünde verilen hükümde,
b) 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9.madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun kanunda gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırı itibariyle sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin, 03/12/2003 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemenin zamanaşımı nedeni ile düşme hükmünde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin her hangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03/12/2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.