YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7751
KARAR NO : 2015/30580
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/335068
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2011/23 (E) ve 2013/173 (K)
SANIK : G.. K..
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanığın, katılana ait metruk kapısı ve penceresi olmayan eve bıraktığı eşyaları, mülkiyet iddiasında bulunarak dışarı çıkardığı ve bu esnada katılanın gıyabında ona “Çingen, ağzını yüzünü sinkaf ederim” gibi hakaretlerde bulunduğunun iddia edildiği olayda; sanığın katılana ait eşyalara zarar vermediğini ve ona hakaret etmediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi ile olay yeri tutanağında eşyaların evin dışında olduğu belirtilmesine karşın, herhangi bir zarardan bahsedilmemesi; yine katılanın eşi ve kardeşi olan diğer tanıklar Fikriye ve Neriman ile sanık arasında husumet bulunması bir yana, sanık tarafından hakaret edildiği bir an kabul edilse bile, mağdurun gıyabında gerçekleştirilen hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekeceğinden, tanıklar Fikriye ve Neriman’ın dışında üçüncü bir kişinin sanığın hakaret sözlerini duymaması nedeniyle gıyapta hakaret suçunun yasal unsurlarının oluştuğundan da söz edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı hakaret ve mala zarar verme suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.