Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/9044 E. 2015/28563 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9044
KARAR NO : 2015/28563
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/133426

Dolandırıcılık suçundan sanık İ.. Y..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 9.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2011 tarihli ve 2011/158 esas, 2011/745 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.04.2015 gün ve 2012-7585/24446 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2015 gün ve 2015/133426 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılanın kurbanlık satış alanında büyükbaş hayvan satışı yaptığı, sanık R…..’ın katılanın yanına gelerek Küçükharmancı olan soyismini Büyükharmancı olarak söyleyip katılanın tanıdığı kişilerin adını vererek güven sağladıktan sonra parasını bir hafta sonra ödeyeceğim diye kurbanlık hayvan alarak ayrıldığı, peşinden sanık Şükrü’nün gelerek kendisini Ramazan’ın gönderdiğini söyleyip iki koç alarak 6.000 TL bedelli senet verdiği, ertesi gün sanıklar İlker ve Serpil’in sanık Ramazan’ın adını vererek kurbanlık aldıkları ve bedelini ödemedikleri, daha sonra sanık Haşan Hüseyin de kendisini sanık İlker’in gönderdiğini söyleyerek altı adet koç alarak bedeli karşılığında 1.950 TL bedelli senedi katılana verdikleri, ancak sanıkların aldıkları hayvanların bedellerini ödememeleri şeklinde gerçekleşen olaylar birlikte değerlendirilip, kabule göre de sanıkların üzerlerine atılı bulunan suçu iştirak halinde işlemiş oldukları nazara alındığında, sanıklar H… H…. ve Ş…..’nün katılandan kurbanlık koç aldıktan sonra adreslerini TC numaralarını ve telefon numaralarını yazarak düzenledikleri senetleri katılana verdikleri anlaşılmakla, senetler üzerindeki adres, TC kimlik numarası ve telefon numaralarının gerçek olup olmadığı, sanıkların verdikleri senetlerde tahsili imkansız kılacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı, hilenin ne şekilde gerçekleştiğinin denetime olanak verecek şekilde kararda tartışılarak sonucuna göre sanık İ.. Y.. hakkında karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup, ülke genelinde uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar nedeniyle oluşabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından kabul edilmiş bir kurumdur. Bu denetimin konusunu maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklar oluşturmaktadır. Ancak kesin hüküm otoritesinin korunması zorunluluğu nedeniyle dar kapsamlı olan olağanüstü bu yola başvurulabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Nitekim kanun yolunun bu özelliği nedeniyle delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle takdire ilişkin konularda bu yola başvurulması, sözü edilen olağanüstü kanun yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacaktır. Başka bir deyişle, kabul edip etmemenin mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen karar ve bunlara ilişkin gerekçelerin yeterli veya yerinde olup olmadığı olağan kanun yolu olan temyiz incelemesinde değerlendirilebilecekken, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozmaya konu edilemeyecektir.
Bu kapsamda, incelemeye konu kanun yararına bozma isteminde, sanığın, inceleme dışı Hasan Hüseyin, Serpil ve Şükrü ile birlikte katılandan aldıkları büyükbaş hayvan karşılığında senet vermelerine karşılık hayvanların bedelini ödememeleri şeklindeki eylemleri nedeniyle verilen senetler üzerindeki adres, telefon ve TC kimlik numaralarının gerçek olup olmadığı, verdikleri senetlerde tahsili imkânsız kılacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı, hilenin ne şekilde oluştuğu denetime olanak verecek şekilde kararda tartışılarak sonucuna göre sanık İlker hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verildiğinden bahisle hükmün kanun yararına bozulması istenildiği anlaşılmakla, delillerin takdir ve değerlendirilmesi ile eksik araştırma yapıldığından bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurma olanağının bulunmaması karşısında, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.12.2011 tarih ve 2011/158-745 sayılı kararına yönelik Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.