Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/2147 E. 2017/20352 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2147
KARAR NO : 2017/20352
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında her iki suçtan beraat
Sanık … hakkında; Dolandırıcılık suçundan beraat,
TCK’nun 204/1,62/1,53,51 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve remi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın beraatine resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların,…Ofset isimli işyerini işlettikleri, olay tarihinden önce katılan … ile aralarında sürekli olarak devam eden bir ticari ilişki bulunduğu, katılan …’in olay tarihinde, sanıklara kağıt, kalıp ve boya gibi malzemeler satarak karşılığında suça konu 30/11/2005 keşide tarihli, 3.000 TL bedelli ve keşidecesinin katılan … olan çeki aldığı, katılan … ifadesinde, yaptıkları alışveriş karşılığında suça konu çeki sanık …’den aldığını belirttiği, sanık … ise, çekin eski eşi olan sanık … tarafından müşteri çeki diyerek kendisine getirildiğini, kendisinin de imzaladığını; fakat çeki, katılana teslim eden kişinin sanık … olduğunu söylediği, sanık … de, çeki …isimli bir kişiden iş karşılığı alarak katılana verdiklerini belirttiği, son hamil tarafından çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, hamil tarafından keşideci katılan … aleyhine icra takibi yapıldığı, imzaya itiraz sonucu yapılan incelemede çekin sahte olduğunun belirlendiği, daha sonra alınan ekspertiz raporuna göre de, ön ve arka yüzdeki yazı ve imzaların sanık …’ye ait olmadığının belirtildiği, sanığın, arka yüzde bulunan cironun kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiği, böylece, sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda katılan …’nun sanıkların kendisinden mal alışverişinden kaynaklanan önceki borçlarından dolayı, suça konu çekin verildiğine ilişkin beyanı, sanık …’nin aşamalardaki savunmalarında çeki alıp getiren kişinin sanık …’in suça konu çeki getirdiğini, ancak kimden, ne şekilde aldığını bilmediğini, şirketin sorumlusunun resmiyette kendisi gözükse de fiilen işleri idare eden kişinin sanık … olduğunu beyan etmesi, sanık …’in de işyerini fiilen kendisinin idare ettiğini, suçlara konu çeki …isminde bir kişiden aldığı, bu çeki borçlarını ödemek için sanık …’ye verip, arkasını ciro ederek katılan …’e vermesini söylediğini, sanık …’nin çekin nereden geldiğini bilmediğini, sahte olduğuna dair bir bilgisinin olmadığını belirten savunmaları ile çeki kendisine getiren …… isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri ile suça konu çeki hangi ticari ilişkiye karşılık aldığını açılayamaması karşısında, dosya kapsamına göre suça konu çekin sahteliğini bildiğine ve bilerek kullandığına dair mahkumiyetine yeter derecede delil bulunmadığından sanık …’nin resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olmadığı, sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, suça konu çekin önceden doğmuş borç nedeniyle verilmiş olması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin sanık …’nin dolandırıcılık ve sahtecilik sanık …’in ise nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine, sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK 53 maddesi bağlamında hak yoksunluğuna karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, TCK 53 maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmedilmediğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet Savcısının sanık …’nin atılı suçları işlediğinin sabit olduğu, sanık …’in atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.