Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/10870 E. 2020/398 K. 16.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10870
KARAR NO : 2020/398
KARAR TARİHİ : 16.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/2 delaletiye 158/1, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın, … ilçesi… köyünde 2005 yılında yapılan kadastro çalışmasında bir kısım eski tapuya sahip aile arazilerinin orman arazisi olarak tespitinin yapıldığı ve kesinleştiği, bu süreçte …isimli şahıs aracılığıyla sanık ile tanıştığı, sanığın kendisini…ın asistanı olarak tanıttığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde tanıdıkları olduğunu, arazileri yeniden kendileri adına yazdırabileceği vaadiyle katılandan 40.000 TL para aldığının iddia edildiği somut olayda, TCK’nın 158/2. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiği karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını belittiği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırmasının gerekli olduğu halde, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından veya kamu görevlisiyle ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde tanıdıkları olduğunu söylemesinin atılı suçu oluşturmayıp, TCK’nın 157/1. maddesinde tanımlanan “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı, bu suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK’nın 157/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 15/11/2007 ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.