Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/12359 E. 2020/670 K. 21.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12359
KARAR NO : 2020/670
KARAR TARİHİ : 21.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f-son, 204/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ile babası…’nin …Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin ortağı oldukları, sanık ile mağdur arasında ticari ilişki bulunduğu, sanığın TEB Bankası …Şubesi’ne ait 08/10/2008 tarih ve 6947399 numaralı 15.000 TL bedelli çek ile Ziraat Bankası …Şubesine ait 14/10/2008 tarih ve 0307832 numaralı 11.800 TL bedelli çeki kendisi şirket adına keşide edip ciro ettikten sonra babası… adına da ciro ederek sahte imza atıp çekleri mağdura verdiği, bankaya ibraz edilen çeklerin ödenmediği, bunun üzerine mağdurun keşideci ve cirantalar aleyhine icra takibi yaptığı, tanık…’nin ise menfi tespit davası açtığı, …2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/829 Esas ve 2012/612 Karar sayılı kararı ile çekteki imzanın ciranta…’ye ait olmadığından bahisle menfi tesbit davasının kabul edilmesine karar verildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın savunmasında çeklerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, mağdurun sanığın babası olan şirket ortağı tanık …p’ in malvarlığı ve ticari itibarı sanığa göre daha iyi olduğu için çekin arkasını babası …p adına da imzalamasını sanıktan istediğini belirtmesi ve tanık ….’in beyanında şirketi sanık ile birlikte temsile yetkili olduklarını belirtmesi karşısında, sanığın borcu kabul ettiği, dava konusu çekte kendi cirosunun da bulunduğu, çekin hakiki bir çek olduğu, sanık aleyhine icra takibinin de bulunduğu anlaşılmakla, sanığın olayın başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine ilişkin dair delil bulunmaması karşışında sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.