YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12578
KARAR NO : 2020/483
KARAR TARİHİ : 20.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nın 158/1-g, 62/1, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, internet üzerinden Facebook sayfasında kendisini tamirci olarak tanıtıp, yedek parça temin ettiğini belirttiği, araç yedek parçası almak isteyen isteyen katılanın, Facebook sayfasındaki telefon numarasından sanıkla irtibata geçtiği, 1.260 TL karşılığında yedek parça satışı konusunda anlaştıkları, söz konusu paranın katılan tarafından sanığın belirttiği banka hesabına yatırıldığı, ancak; anlaşmaya konu parçaların gönderilmediği, katılanın daha sonra sanığa ulaşarak araç yedek parçalarını almaktan vazgeçtiğini söylemesine rağmen, sanığın aldığı parayı iade etmeyerek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanık savunmaları, katılan beyanları ve dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yüklenen eylemin, Yargıtay CGK’nın 16/04/2013 tarih ve 2012/15-1407; 2013/140 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1, 2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden koşulların oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin suçun sabit olmadığı gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.