Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1280 E. 2017/22232 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1280
KARAR NO : 2017/22232
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
07.06.1935 gün ve 32-14 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, mahkemeler arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine tayini merci makamlarınca görevli olduğu belirlenen mahkemenin, merci kararına karşı direnme hakkı bulunmamaktadır. Nitekim; 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça ifade edildiği üzere; merci tarafından görevli olduğu belirlenen mahkemece verilen hüküm, temyiz incelemesi sırasında “velev ki görevsiz mahkeme tarafından verilmiş bile olsa, görev cihetinden bozulamayacaktır.” Buna göre, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17/04/2013 tarih ve 2013/3869-3504 Esas-Karar sayılı kararınca görevli sayılan mahkemenin verdiği hüküm üzerinde yapılan incelemede:
Sanığın önceden hissedarı olduğu ancak daha sonra tapudan devrettiği tarlayı, sanki kendisine aitmiş gibi eski tapu kaydını göstererek kandırdığı katılanlara …. Noterliğinde düzenlenen kira akti ile iki yıllık 17.000 TL bedelle kiralayıp 5500 TL’sini peşin alıp mal edindiği olayda;
Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmaması karşısında, sanığın katılanlar ile kira sözleşmesi yaparken, kamu kurumu olan Tapu Müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan Tapu Senedi kullanılması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.