YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1557
KARAR NO : 2017/22298
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık …’ın … Tıp Merkezinin ortağı ve tıbbi konulardan sorumlu müdür, …’nın şirket ortağı, …’ün ise, idari ve parasal işlemlerden sorumlu şirket müdürü olduğu, …’nın dahiliye uzman hekimi sıfatıyla 10/08/2007-16/09/2009 tarihleri arasında yaklaşık 2 yıl süre ile … Tıp Merkezinde dahiliye uzmanı olarak çalıştığı, sanık …’nın bu süre içerisinde tıp merkezine hiç gelmediği, dahiliye servisinde muayene işlemlerini tıp merkezinin aynı zamanda sorumlu hekimi olan …’ın yaptığı, sağlık karneleri ve reçetelerin … tarafından yazıldığı, ancak uzman hekimin imzasının gerektiği durumlarda aynı şekilde rapor ve reçetelerin … tarafından yazılıp imzalanmak üzere …’nın özel muayenehanesine götürüldüğü,…’nin hastaları görmeden rapor ve reçeteler ile sağlık karnelerine kaşesini basıp imzaladığı, tıp merkezince medula sistemi üzerinden muayeneleri uzman hekim … tarafından gerçekleştirilmiş gibi kuruma fatura edildiği, kurum zararının 522.328 TL olduğu, böylelikle sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında beraat hükme yönelik temyiz incelemesinde
Anılan tıp merkezinde sadece hisse sahibi olup yönetici yada temsilci görevi bulunmayan sanığın, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine veya suça konu işlemlere katıldığına dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği gerekçe gösterilerek mahkemece beraat hükmü kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun sübut bulduğuna, sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar …, … ve … haklarında beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanıkların iddianamede belirtilen eylemleri nedeniyle, katılan kurumun ne şekilde ve ne kadar zarara uğratıldığının tespit edilmesi amacıyla, pratisyen hekimin yaptığı muayeneye ödenen ücret ile uzman hekimin yaptığı muayene ücretin araştırılarak kurum zararının tam olarak açığa çıkartılması, ayrıca sanık …’nin hangi tarihlerde yurt dışına giriş çıkış yaptığı, bu tarihlerde diğer sanıkların onun yerine hasta muayenesi yapıp yapmadığı, reçete yada belge düzenleyip düzenlenmediği, bu dönem içerisinde hasta muayene edilmiş ise hangi hekim tarafından muayene edildiği hususlarının araştırılması, bu şekilde sanıkların eylemlerinin ve var ise kurum zararının net olarak belirlenmesi sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.