Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/16460 E. 2017/20579 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/16460
KARAR NO : 2017/20579
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : 3 kez TCK’nın 158/1-h, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
12 kez TCK’nın 155/2, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarlarına nazaran sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın, … Kuyumculuk adlı işyerini işlettiği süreçte, katılanlar ve şikayetçilerden daha sonra vermek üzere kartvizit arkasına altının gramını yazarak para aldığı ya da katılan ve mağdurların sanığa altınlarını muhafaza etmek için verdikleri, sanığın altınların kendisinde kalmasını söyleyerek gerektiği takdirde para veya altın şeklinde kendilerine iade edileceğini beyan ettiği ancak altın ve paraları iade etmeyerek iş yerini kapattığı ve ortalardan kaybolduğu, bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanık hakkında şikayetçiler …, …, …, … ile katılanlar …, …, …, …, …, …, …, …’a yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılanlar ve şikayetçilere yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Tüm dosya kapsamından sanığın hileli hareketler ile katılanlardan altınlarını almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 03/10/2016 tarihli bozma ilâmına konu 18/02/2016 tarihli hüküm ile sanığın katılanlara yönelik eylemlerinden 1 yıl 3 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, bu hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyizi üzerine; anılan hükmün bozulduğunun anlaşılması karşısında; sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı gözetilmeden hakkında Yargıtay bozma ilamına uyularak 24/01/2017 tarihinde kurulan son hükümde; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h, 62, 52, 53 maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası verilerek bozmadan önceki cezadan daha fazla cezaya hükmolunması suretiyle CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “sonuç olarak sanığın katılanlara karşı ayrı ayrı 2’şer yıl 6’şar ay hapis ve 5.000’er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” cümlesinden sonra gelmek üzere “CMUK’nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları gözetilerek sanığın sonuç olarak ayrı ayrı 1’er yıl 6’şar ay hapis, 5.000’er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.