YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1803
KARAR NO : 2017/21938
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler katılan vekili ile vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un banka ile sorunları bulunduğunu söyleyip, oto bakım üzerine olan işyerini sanık …’e devredip bankadan pos cihazı aldırdığı, bu pos cihazını cep telefonu alım satımı ile uğraşan sanık …’ya verdikleri, sanık …’nın da kredi kartı borcunu ödeyemeyen sanıklar …, … ve …’nın belli bir komisyon karşılığında borcun ötelenmesi işlemlerini yaptığı, ancak sonrasında sanıklar …, … ve …’nın harcamaların kendileri tarafından yapılmadığını belirterek bankaya itirazda bulundukları, sanıkların bu suretle bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
Sanıkların katılan bankayı dolandırmak kastı ile hareket ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli derecede delil bulunmadığı, kredi kartlarına itirazların kart borcunu ödememeye yönelik itirazlar mahiyetinde bulunduğu, bu suretle katılan bankaya yönelik eylemlerin hukuki ilişki boyutunda kaldığı, atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.400 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.