YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21425
KARAR NO : 2017/22595
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında; beraat
Sanık … hakkında; TCK’nın 157/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hüküm, vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi ile sınırlı olarak sanık … müdafii, sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … müdafisinin temyiz talebi, beraat eden sanık lehine vekalet ücretinin verilmesine ilişkin olup, bu istemle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5.maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasına “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5.maddesi gereğince, 1.500 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesine” şeklindeki bendin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Olay tarihinde şikayetçi …’ı arayarak kendisini başkomiser olarak tanıtan sanığın, yanında Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu, bir trafik kazası meydana geldiğini, kendisinin kimlik bilgilerinin de kaza yerinde bulunduğunu, banka hesaplarının dondurulması ve başkaları tarafından kullanılmasının engellenmesi gerektiğini söyleyerek para göndertmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 07/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.