Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2224 E. 2017/22915 K. 09.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2224
KARAR NO : 2017/22915
KARAR TARİHİ : 09.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : a-TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52/2, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
b-TCK’nın 204/1, 62, 53/1-3, 51 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adana halinde kabzımallık yapan sanık ile katılanın uzun zamandır tanışıp alış veriş yaptıkları, sanığın satın aldığı domates bedelinden kaynaklı 80.000 TL’lik borcu olduğu, bu borcun yaklaşık 40.000 TL’lik kısmını nakten ödediği, bakiye borcu için ise katılana aracılar vasıtasıyla 2 adet çek ile bir adet senet gönderdiği, sanık tarafından gönderilen çeklerden Türkiye Finansbankası … Şubesi … hesap nolu, … nolu keşidecisi … olan 18.450 TL’lik çekin bankaya ibrazında çalıntı olması nedeniyle ödeme yapılmadığı ve yapılan incelemede çekin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği olayda;
1-Dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu çekin borcun doğumundan sonraki bir tarihte verildiğinin anlaşılması karşısında; önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık tarafından katılana, suça konu çekten başka bir çek ile bir bono verildiği ve bu evraklar nedeniyle katılan … hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapıldığının bildirildiği dikkate alınarak, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, aynı anda verilen çek ve bono için TCK’nın 43 maddesinin uygulanma ihtimaline binaen, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.