YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2225
KARAR NO : 2017/22909
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede sahtecilik
HÜKÜM : a-TCK’nun 158/1-f-son, 168/2, 62, 52/2, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
b-TCK’nun 204/1, 62, 53/1-3, 51/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 12/06/2012 günü verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra sanığın deneme süresi içerisinde kasten işlediği tehdit suçundan dolayı hakkında verilen cezanın kesinleşmesi üzerine mahkemesine bulunulan ihbar sonucu ele alınan dosyada; mahkemece CMK’nın 231/11 maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken hükmün kanuna aykırı olarak ertelenmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmıştır.
Sanığın tamamen sahte olarak oluşturulmuş olan çeki müştekiye verip karşılığında para aldığının iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanlarına göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçta kullanılan çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak; adli para cezası belirlenirken tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden 5275 sayılı Kanunun 106.maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız yararın iki katı esas alınmak suretiyle ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, adli para cezasına mahkumiyete ilişkin uygulamanın tamamen hükümden çıkartılarak yerine, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f-son maddesi gereğince 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 168/1 maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılarak 125 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 104 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den hesap edilmek üzere sonuç olarak 2080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve hüküm fıkrasına “suçta kullanılan İzmir Adli emanetinin 2011/13538 numarasında kayıtlı çekin dosyada delil olarak saklanmasına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.