YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2245
KARAR NO : 2017/22767
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK’nın 37/1, 158/1-f son, 53/1, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların ortak ekmek fırını açtıkları ancak çek hesabının sanık … adına olduğu, sanık …’nın yurtdışında bulunduğu sırada sanık … tarafından, iş yerinde bulunan çek karnesinden 2.000 TL değerinde çek tanzim edilerek fırına hamur makinası satın alındığı ancak çekin süresinde ödenmediği ve sanık … tarafından imza inkarında bulunulduğu, sanıkların katılanın çeke ilişkin tahsil imkanını ortadan kaldırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanık …’un ifadesinde, sanık …’nın kendisine verdiği sözlü yetki ile çek keşide ettiğini beyan etmesine rağmen, sanık …’nın bu iddiayı kabul etmeyerek alınan makinadan haberinin olmadığını ve çeklerinin rızası dışında kullanıldığını söylediği, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, sanık …’un ifadesinde adları geçen … , … ve …’ün tanık sıfatıyla ifadeleri alınarak sanık … tarafından sanık …’e çek imzalama konusunda rıza verilip verilmediğinin sorulması, suç tarihinde sanık … tarafından bu şekilde imzalanıp şirket adına ödemesi yapılan başka çekler olup olmadığının araştırılması, sanık …’nın katılan sıfatıyla ifade verdiği ve diğer sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılan Çal Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/150 esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre, sanıkların suç işleme kasıtları değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK’nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.