Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2418 E. 2017/26602 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2418
KARAR NO : 2017/26602
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2, 53. Maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılanlar adına ihaleye girmek üzere katılanlardan 25.000 TL para almasına rağmen, söz konusu ihaleye girmediği gibi aldığı parayı da katılanlara iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Bu hukuksal olgular ışığında somut olaya bakıldığında, sanık aşamalarda değişmeyen savunmalarında, katılanlarla sözleşme yapmış olmasına rağmen vekaletname almadığı için ihaleye giremediğini ve katılanlardan bu şekilde bir para almadığını savunduğu, katılanlar ise, sanığa para verdiklerini fakat bunu ispatlayacak bir belgenin ellerinde olmadığını belirttiği, yapılan incelemede, paranın sanığa verildiğine dair, katılanların ve katılanların kızı olan tanık …’in soyut beyanları dışında, bu hukuksal olguyu kesin olarak ispatlayacak yazılı herhangi bir belgenin ortaya konulamadığı, buna göre, sanığın gerçekte katılanlardan para alıp almadığı, almış ise bunu katılanlara iade edip etmediği hususlarında sanık ve katılanlar arasında hukuki bir ihtilaf bulunduğu, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı, bu şekilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanığın 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.