YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/24450
KARAR NO : 2020/5902
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (her iki sanık için ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili, vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın, şirket merkezi olarak kullanılmak üzere satın aldığı iki adet bitişik villanın eksikliklerinin tamamlanması için, sanıklardan…’in ortağı ve yetkilisi, diğer sanık …’ın mali işlerinden sorumlu müdürü olduğu şirket ile sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmeye dayalı olarak 42.000 TL bedelli çekin yapılacak iş karşılığı verildiği, sözkonusu çeki sanık …’in ciro etmek suretiyle kullandığı, davaya konu çeki sanıklardan …’ın teslim aldığı, çekin teslimi sırasında da …’ın sözleşmeyi imzaladığı, her ne kadar …’a şirket tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmakta ise de sözkonusu vekaletnamenin şirket adına sözleşme imzalama yetkisini içermediği, sanıklardan…’in sözleşme karşılığına verilen çeki kullanmasına rağmen sözleşmeyi kabul etmediği, sanıkların birlikte suç işleme kastı ile hareket ederek yetkisi olmadığı halde sanıklardan …’ın sözleşme imzaladığı ve karşılığında alınan çeki diğer sanığın kullanarak menfaat temin ettikleri ve daha sonra sözleşmenin bağlayıcılığını inkar etmek suretiyle üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia olunan olayda;
Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamından, katılan tarafından gönderilen çekin sanık … tarafından diğer sanık …’in bilgisi dahilinde ve onun onayı ile alındığı, çekin teslimi sırasında katılan tarafından istenmesi nedeniyle ve sanık …’ın şirkette mali müşavir olduğu da bilindiği halde sözleşme altındaki imzanın buna dayalı olarak atıldığının taraflarca bilindiği, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının olayda mevcut bulunmadığı, yine özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sahteciliğe konu belgelerdeki imza, imza yetkisi olmayan sanık …’a ait olmakla birlikte sanık …’in uygulamalarıyla fiili ve zimni muvafakatıyla hal icabı sanık … tarafından bu belgenin imzalandığı, imzalanmasının karşı tarafça talep edildiği ve belgenin sanıklara herhangi bir menfaat sağlamadığı hatta aleyhlerine delil oluşturduğu, sanığın almış olduğu çek karşılığı verdiği belgenin sahte olmadığı, taraflar arası ihtilafın hukuki mahiyette edimlerin yerine getirilmemesinden doğan çekişme olduğu kabulü ile sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçların subut bulduğuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanık … ve sanık …’ın kendilerini ayrı ayrı vekiller ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.000’er TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.