Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/25476 E. 2017/21686 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25476
KARAR NO : 2017/21686
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/03/2016 tarihli ve 2014/146586 soruşturma, 2016/22793 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/05/2016 tarihli ve 2016/2057 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/04/2017 gün ve 94660652-105-06-14527-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2017 gün ve 2017/24298 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüphelinin eski yöneticisi olduğu apartmanın idari işleri sırasında fahiş miktarlarda harcama yaptığı, bunlara ilişkin fatura, irsaliye, garanti belgesi gibi evrakları alıp muhafaza etmediği, defterlerin düzenli tutulmadığı, değiştirildiği iddia olunan demirbaşların hangi firmadan temin edildiğinin belirli olmadığı gibi iddialar karşısında, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden iddiaları karşılar şekilde, yapılan harcamaların o dönemki rayiç bedele uygun olup olmadığı, gereksiz ve fazla harcama yapılıp yapılmadığı hususları, diğer firmalardan alınacak fiyatlarla da karşılaştırma yapılarak sonucuna göre rapor alınarak açıklığa kavuşturulduktan sonra şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.05.2016 tarih ve 2016/2057 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.