Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/25500 E. 2017/22955 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25500
KARAR NO : 2017/22955
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

Dolandırıcılık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 200.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2016 tarihli ve 2016/477 esas, 2016/354 sayılı kararının infazı sırasında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle infazın durdurulması ve uyarlama kararı verilmesi talebi ile ilgili olarak mahkemenin görevsizliğine dair anılan Mahkemenin 09/12/2016 tarihli ve 2016/477 esas, 2016/354 sayılı ek kararını müteakip, Cumhuriyet Başsavcılığının taleplerinin reddine ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2016 tarihli ve 2016/1606 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/04/2017 tarih ve 94660652-105-06-2248-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2017 tarih ve 2017/23901 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2016 tarih ve 2016/1606 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.