Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/25629 E. 2017/23231 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25629
KARAR NO : 2017/23231
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ : …. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK’nın 157/1, 52 ve 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … müdafii, sanıklar … ve … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, kağıt üstünde göstermelik kurdukları şirket vasıtası ile çevrede ticari alış verişe başladıkları, bir süre etrafta güven telkin ettikleri, ardından da katılanın şirketinden 355.001,84 TL inşaat malzemeleri aldıkları, bir kısmını peşin verdikleri, geri kalan için ise 146.000 TL değerinde beş adet başka müşterilerden aldıkları müşteri çeklerini verdikleri, verdikleri çeklerin geçerli çek olduğu ancak sanıkların en başından itibaren söz konusu borcu ödeme niyetlerinin bulunmadığı ve nitekim aldıkları malzemeleri değerinin çok altında başka kişilere satarak nakite dönüştürdükleri, bilahare iş yerlerini kapatarak kaçtıkları olay ile ilgili sanıklar hakkında TCK’nın 157/1 maddesinden yargılamanın yapılması için iddianame düzenlendiği, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesince eylemin TCK’nın 158/1-h kapsamında kaldığı değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararı üzerine davayı görmekle görevli İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesince de eylemin TCK’nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesince İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kararı verildiği, 1942/26 Esas, 1942/16 Karar sayılı 10/06/1942 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/05/2017 gün ve 2014/469 Esas 2017/260 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, görevli mahkemenin belirtildiği merci tayini kararları kesin olup tekrar değerlendirilme konusu yapılamayacağından, yargılamanın İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılarak, somut olayda, sanıkların baştan beri ödeme niyetleri olmadığı halde, katılan firmadan farklı tarihlerde birden fazla kez inşaat malzemesi aldıkları ve karşılığında da “bankanın maddi varlığı olan çek” vermek suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiklerinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin TCK’nın 158/1-f maddesinde belirtilen zincirleme suç şeklinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde, yerel mahkemece TCK’nın 157/1 maddesinde belirtilen basit dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.