Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/27686 E. 2017/22336 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/27686
KARAR NO : 2017/22336
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/06/2016 tarihli ve 2016/67354 soruşturma, 2016/41797 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/08/2016 tarihli ve 2016/3192 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/04/2017 gün ve 94660652-105-34-2202-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 gün ve 2017/28808 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda müşteki şirket vekilinin müracaatında belirttiği, şüpheli …’ın ortağı olduğu müşteki şirketten ayrılırken sahte senetler üretip diğer şüpheli …eliyle şirket aleyhine icra takibine koyduklarına yönelik iddialara ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekilinin dilekçesinde belirttiği tanık beyanlarına başvurulması, şüphelilerin ifadesinin alınması, şirket kayıt, belge ve defterlerinin getirtilerek söz konusu borcun olup olmadığı ve söz konusu senedin geriye yönelik olarak sonradan düzenlenip düzenlenmediğine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.08.2016 tarih ve 2016/3192 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.