Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/28345 E. 2017/22951 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/28345
KARAR NO : 2017/22951
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/03/2016 tarihli ve 2012/79766 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/06/2016 tarihli ve 2016/2521 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/05/2017 gün ve 94660652-105-34-313-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/05/2017 gün ve 2017/32203 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamı itibariyle hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24/03/2016 tarihli ve 2012/79766 soruşturma, 2016/13999 esas, 2016/1376 sayılı iddianamesi ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılan şüphelilerden …’ın, yaptıkları alışveriş karşılığı müşteki firma ve onun sahibi olan …’e suça konu ileri tarihli çeki teslim ettikten sonra 07/04/2010 tarihinde bankaya teminat olarak ibraz edilmesini müteakip, çekin keşide tarihinin yaklaşması üzerine şüpheli …’ın müştekiler ile yaptığı anlaşma uyarınca banka tarafından çekin arka yüzündeki karşılıksız kaşesi iptal edilerek müşteki tarafa ve akabinde şüpheli …’a iade edilmesini takiben, şüpheli …’ın çekin keşide tarihini 30/03/2011 olarak düzeltip parafladıktan sonra diğer şüpheli …’ye teslim etmesi ve… de bu çeki arka tarafındaki müşteki cirosundan sonra gelmek üzere cirolayarak bankaya ibraz edip hesapta karşılığının bulunmadığına ilişkin şerhi yazdırarak müştekiler aleyhine suç tarihinde takibe koyması şeklinde gelişen olayda, çekin ilk olarak müştekiler tarafından bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır işlemine tabi tutulduğu işlem kapsamında ciro silsilesinde ilk olarak şüpheli …’nin bulunması, …’nin hakkında kamu davası açılan diğer şüpheli …’ın babası olmakla, işlerinde kızına yardımcı olup izni ile çekleri ciro yaptığını, müşteki tarafı tanıdığını belirtmesi ve diğer şüphelilerin aralarındaki organik bağı gösteren ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, toplanan delillerin şüpheli hakkında dava açılması için yeterli olduğu, delillerin takdirinin davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının yasal unsurlarının oluşup olmadığı ile sübut bulup bulmadıklarının mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.06.2016 tarih ve 2016/2521 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.