Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/29078 E. 2020/12997 K. 29.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29078
KARAR NO : 2020/12997
KARAR TARİHİ : 29.12.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-f, 52, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 04/01/2011 yerine 24/01/2011 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, sahibinden.com isimli internet sitesine, suç tarihinde aslında hiç olmayan aracını satmak için ilan verdiği, katılanın ilanda belirtilen telefon numarasından sanık ile irtibata geçtiği, sanığın 250 TL kapora yatırması halinde ilanı kaldıracağını söylemesi üzerine katılanın belirtilen tutarı yatırdığı ancak sanığın randevulaşılan yere gelmediği ve ilanı kaldırarak telefonunu da kapattığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; sanığın ikrara yönelik savunması, katılan beyanı, para gönderme dekont ve makbuzları, CD izleme ve iletişim tespit tutanakları ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi karşısında, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2007/313 E. 2009/164 K. sayılı ilamının suç tarihi olan 04/01/2011’den sonra 11/11/2013 tarihinde kesinleşmesine rağmen tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 6. bendinin tamamen çıkarılması suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.