Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/29248 E. 2020/12688 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29248
KARAR NO : 2020/12688
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık …’nın, olay tarihinde rahatsızlanması nedeniyle endeskopi yaptırmak amacıyla kayınpederi olan diğer sanık … ile katılan hastaneye müracaat ettikleri, sanık …’ın gelini olan sanık …’nın herhangi bir sağlık güvencesinin bulunmaması nedeniyle, hastane işlemlerini hakkında ek takipsizlik kararı verilen kızı … adına başlattığı, sanığın rahatsızlığı nedeniyle endeskopi işlemi uygulandığı, sanık …’nın tedavisi devam ederken, nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğraf ile muayenesi yapılan hastanın farklı olduğu, yine sanık …’nın muayene olurken bildirdiği kimlik bilgileri ile kayıt için ibraz ettiği nüfus cüzdanında yazılı kimlik bilgilerinin farklı olduğunun tespit edildiği, katılan şirket görevlilerince sanık … için 28.TL tedavi, 190.TL tahlil ücreti tahakkuk ettirildiği ve olayın katılan şirket görevlilerince polise ihbar edildiği, bu surette sanıkların iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettikleri iddia olunan somut olayda,
Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği’nin 37. maddesi, 2008/13 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin 1, 7, 9 maddelerine göre sanığın başkasına ait kimlik bilgileri ile acil sağlık hizmeti için giriş yaparak tedavi olmasında; sağlık güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın kendi kimliği ile başvurması durumunda dahi gerekli tıbbi müdahalenin kayıtsız şartsız gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiği, ödeme gücü bulunmaması halinde de acil sağlık hizmeti bedellerinin kendisinden talep edilemeyeceği, Anayasa, AİHS ve kanuni düzenlemeler dikkate alınarak dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.