YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29960
KARAR NO : 2021/2334
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlarına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan …’in Kanal Tek Yayıncılık San. Tic. A.Ş. yetkilisi, İnge Demirdöğen’in ise Radyo 35 İzmir Radyo ve Televizyon Yay. ve Rek. A.Ş yetkilisi olduğu ve her iki sanığın evli oldukları,
Katılan Ulusal Kanal İletişim Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş ile Kanal Tek A.Ş arasında 16/08/2002 tarihinde reklam ve prodüksiyon başlıklı bir sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca katılan şirket tarafından 16/08/2002 tanzim tarihli, 1.000.000 USD tutarlı bonunun teminat senedi olarak sanık …’ye verildiği ve arkasına “işbu senet 16/08/2002 tarihli sözleşmeye istinaden verilmiş teminat senedidir.” ibaresinin katılan şirket yetkilisi … tarafından yazıldığı, sanıkların suça konu bononun tanzim tarihini 16/08/2007 olarak değiştirip, 21/07/2008 vade tarihi ilave ederek İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2008/21555 esas sayılı dosyasıyla icra takibine koydukları, bononun arkasındaki “İşbu senet 16/08/2002 tarihli sözleşmeye istinaden verilmiş teminat senedidir.” ibaresinin üzerinin damga pulları ile kapatıldığı ve arkası 1. ciranta Kanal Tek Yay. San. Tic. A.Ş, 2. ciranta Radyo 35 İzmir Radyo Tel. Yay. ve Reklam A.Ş olarak ciro edilip imzalanmış olduğu, sanıkların bu şekilde suça konu bononun tanzim tarihini değiştirip, arka kısmındaki teminat senedi olduğuna ilişkin yazı ve imzanın üzerini damga pullarıyla kapatarak, tespit edilemeyen başka bir şahsa kendi adlarına ciro yaptırmak suretiyle senedi icra takibine koyarak atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
1- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, 18/09/2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ve katılan arasındaki uyuşmazlığın ticari sözleşmeden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla; atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıklara atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, atılı suçların sübut bulduğuna, olayın hukuki ihtilaf olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.