YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30177
KARAR NO : 2021/1610
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, TCK’nın 204/1, 62/1 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, TCK’nın 158/1-f, son, 62/1, 52/2-4 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Katılan …’in, suç tarihi itibari ile Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’nde çelik kapı imalatı yaptığı, imal ettiği kapıların İzmir’deki dağıtımını ise kardeşi olan diğer katılan … aracılığıyla yaptığı, olay tarihinde sanığın kendisini “Anemon Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Ltd.Şti” yetkilisi olarak tanıtan sanığın çelik kapı siparişi verdiği, almış olduğu mallara karşılık tümden sahte olarak oluşturulmuş ve alınan uzmanlık raporuna göre iğfal kabiliyeti bulunan suça konu Garanti Bankası Tire Şubesi’ne ait 4.000.TL bedelli, 30/03/2010 ve 30/04/2010 keşide tarihli 2 adet çek verdiği, katılanların da suça konu çekleri aldıkları malzemeler karşılığında Sönmezler adlı bir firmaya ciro ederek verdikleri, bahse konu firma tarafından suça konu çeklerin bankaya ibrazında her iki çekin de sahte olduklarının tespit edildiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında alınan savunmasında diğer sanıkları ve müştekileri tanımadığını beyan etmiş ise de; soruşturma aşamasında temyiz kapsamı dışında bulunan diğer sanık …’ı tanıdığını, Manisa’da iş ortaklığı yapacağını, hatta noterden vekaletname aldığını beyan ederek çelişkili savunmada bulunmuş olması, katılan …’nın istinabe yoluyla alınan beyanında suça konu çekleri sanıktan aldığı yönündeki açık beyanı ve yaptırılan fotoğraf teşhis işleminde sanığı tereddütsüz bir şekilde teşhis etmiş olması, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22/04/2011 tarihli ekspertiz raporunda, dava konusu çekin sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetine haiz olduğu yönündeki uzmanlık raporu, katılan ve müşteki beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin suçun sabit olmadığı ve eksik incelemeye yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık savunmaları, katılan ve müşteki beyanları, alınan ekspertiz raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, hapis cezasının 3 yıldan az olamayacak ve haksız menfaat miktarının 8.000.TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 800 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve buna göre artırım-indirim yapılması gerektiği halde kurulan hükümde temel ceza belirlenirken önce 5 gün adli para cezası belirlenmesi, daha sonra da haksız elde olunan yararın iki katı esas alınarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, sanık hakkındaki adli para cezasına ilişkin uygulamaların tamamen çıkarılarak yerine, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-son maddesi gereğince “800 gün” adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak “666 gün” adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanunun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den hesap edilmek üzere sonuç olarak “13.320.TL” adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.