YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/30326
KARAR NO : 2017/22962
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
Dolandırıcılık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2012 tarihli ve 2011/1387 esas, 2012/1214 sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13/06/2016 tarihli ve 2014/4571 esas, 2016/6175 karar sayılı ilâmı ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2016 tarihli ve 2011/1387 esas sayılı kararı sonrası, sanık ile müştekinin uzlaştıklarından bahisle 5271 sayılı Kanun’un 254/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2017 tarihli ve 2011/1387 esas, 2012/1214 sayılı ek kararını müteakip, sanığın yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmediğinden, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın ortadan kaldırılmasına ve 2 yıl hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2017 tarihli ve 2011/1387 esas, 2012/1214 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.07.2017 gün ve 94660652-105-16-6352-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 2017/42229 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254/2. maddesinde yer alan, “Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, uzlaşmanın gereklerini yerine getirilmemesi halinde mahkeme tarafından sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasında, anılan Kanun’un 231/11. maddesindeki şartların aranmayacağı, bununla birlikte 231/11. maddesinin 2. cümlesinde yer alan, “Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenlemenin mahkemesince gözetilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemenin duruşma açarak sanığın hukuki durumunu değerlendirmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde aynen infaz kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarih ve 2011/1387-2012/1214 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahalli mahkemesince yerine getirilmesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.