Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/31274 E. 2021/1450 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/31274
KARAR NO : 2021/1450
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 204/1, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılan …’den aldığı üzümler karşılığında önce Anadolubank Mersin Şubesi’ne ait, 16/10/2010 keşide tarihli, 27.000 TL bedelli, 6309192 seri numaralı muteber bir çeki katılana verdiği, katılanın bu çeki bankaya takasa verdiği, daha sonra sanığın daha kısa vadeli bir çek vereceğini söyleyerek katılandan bu çeki geri aldığı, yerine suça konu Şekerbank Anamur Şubesi’ne ait, 29/08/2010 keşide tarihli, 26.500 TL bedelli, 0000011 seri numaralı, keşidecisinin elinden rızası dışında çıkmış çeki cirolayarak katılana verdiği, katılanın çeki bankaya sorduğunda çalıntı kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafi ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Müdahil … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki avukatlık ücret tarifesi uyarınca 3.000TL avukatlık parasının sanıktan alınarak müdahile verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan … ile yaptığı alış veriş sırasında önce başka bir çek verip, daha sonra bu çeki geri alıp suça konu çeki vermesinin suç vasfını değiştirmeyeceği gibi kastını ortadan kaldırmayacağı, çekin veriliş maksadının taraflar arasında alacağın yenilenmesi iradesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, bu haliyle sanığın sübut bulan eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, önceden doğan borç kapsamında suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat hükmünün tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 16/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.