YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/31808
KARAR NO : 2021/4366
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-a-h, 43, 52/2-4 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
“… Seyahat Limited Şirketinin” sahibi ve ortağı olan sanıklar … ve …’in Kültür Bakanlığı’ndan “Tevhid Tur Seyahat Acentası” ismi ile seyahat acentası işletme belgesi alarak tur acentalığı faaliyeti yürüttükleri, hac ve umre organizasyonu yaptıkları, imam olarak görev yapan temyiz dışı sanık …’ın daha önceden … ve …’in düzenlediği hac ve umre organizasyonu kapsamında umreye gittiği, bu şekilde … ile tanıştığı, sanıklar … ve …’in temyiz dışı sanık …’dan kontenjanları olduğunu söyleyerek, çevresinde başvuruları reddedilen hacı adayları varsa bunları hacca götürebileceklerini, kendilerine müşteri bulmasını istedikleri, mağdurlar …, …, … ve …’un 2012 yılında hacca gitmek için Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurdukları ancak çekilen kurada isimlerinin çıkmaması nedeniyle temyiz dışı sanık …’ın hac organizasyonu yaptığını duymaları üzerine, mağdurlar … ve …’nin birlikte temyiz dışı sanık … ile görüştükleri, temyiz dışı sanık …’ın her iki mağdura; sanıklar … ve …’in sahibi olduğu tur aracılığı ile hacca götürebileceğini, vizeler alınmadan para talep etmeyeceğini beyan ederek mağdurları ikna ettiği, gerekli başvurular için dört mağdurun pasaportunu istediği, mağdurların pasaportlarını 2012 yılı Ağustos ayında temyiz dışı sanık …’a teslim ettikleri, temyiz dışı sanık …’ın mağdurlara ait pasaportları sanık …’e gönderdiği, 2012 yılı Eylül ayında sanıklar … ve …’in, mağdurların hacca gitmeleri için Suudi Arabistan Devletinden vize almadıkları halde, mağdurları kandırarak para göndermelerini sağlamak için, bilgisayar ortamında vize alındığına dair sahte belge hazırlayarak, bu sahte vize belgelerini faksla temyiz dışı sanık …’a yolladıkları, bunun üzerine temyiz dışı sanık …’ın mağdurlar … ve …’yi arayarak vizelerin alındığını, kendisine faksla yollandığını, ödenmesi gereken paranın artık Tevhid Tur hesabına yatırılması gerektiğini söylediği, mağdurların vizeyi görmelerinden sonra … Seyahat Limited Şirketinin Bank Asya Ankara 11 nolu hesabına mağdur … adına 4.700. Euro, mağdur … adına 4.700. Euro, mağdur … adına 4.670. Euro, mağdur … adına 4.700. Euro para gönderdikleri, ayrıca mağdur …’nin 30. Euroyu ise temyiz dışı sanık …’a elden teslim ettiği, paraların gönderilmesinden sonra sanıkların mağdurları, vize ve pasaportların son bir onay işlemi kaldığını, sorun olmadığını, hacca gideceklerini belirterek oyaladıkları, mağdurların hacca gidecekleri inancı ile bekledikleri ancak daha sonra sanıklar … ve …’in mağdurları arayarak sorun çıktığını, kendilerini hacca gönderemeyeceklerini, parayı iade edeceklerini belirtikleri fakat aradan geçen uzun süreye rağmen mağdurların paralarını iade etmedikleri, böylece sanıklar … ve …’in eylem ve irade birlikteliği içerisinde mağdurların dini inanç ve duygularını istasmar etmek suretiyle hacca gönderme vaadiyle ayrıca tacir olmanın verdiği avantajdan yararlanmak suretiyle kandırarak paralarını aldıkları bu şekilde üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda; sanıklar savunması, mağdurlar beyanı, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından, sanıkların eyleminin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan 3’er yıl 9’ar ay hapis cezasına mahkumiyetine karar verildiği halde, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına ”sanıklar hakkında kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK’nın 53/1-2-3. maddelerinin uygulanmasına“ ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.