Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/32665 E. 2021/2650 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/32665
KARAR NO : 2021/2650
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Serbest meslek sahibi kişiler tarafından,mesleklerinden dolayı kendilerine olan güvenin kötüye kullanılması suretiyledolandırıcılık
HÜKÜM :TCK. 158/1-i,43/1,62,53,63,52, maddeleri uyarınca mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olduğu, bir kısım işlerini takip etmek üzere Beşiktaş 1. Noterliğince düzenlenen 2510112005 tarih, 2687 yevmiye sayılı vekaletname ile katılan …’nun vekilliğini üstlendiği, 27/03/2009 tarihinde vekillik görevinden istifa ettiği halde bunu katılanın borçlularından gizleyerek, halen alacaklı vekiliymiş gibi hareket ederek Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2001/2863 ve 20031891 sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü takiplere konu alacaklara mahsuben borçlu Kerem Akalın’dan 29/05/2009 tarihli makbuz karşılığında 2.642,00 TL, Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü’nün 2001/11310 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takibe konu alacağa mahsuben borçlu… 29/05/2009 tarihli makbuz karşılığında 900,00 TL, Kadıköy 6. İcra Müdürlüğünün 2001/10370 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibine istinaden borçlu Necati Setvitop’tan 04/09/2009 tarihli ibraname karşılığında 2.112,52 TL tahsilat yaptığı halde bu paraları katılan kuruma vermeyerek uhdesine geçirdiği, bu suretle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık savunması, katılan beyanı, icra dosyaları, tahsilat makbuzları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafi ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e bendinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşları zararına olarak nitelikli dolandırıcılık ve aynı Kanunun 158/1-i bendinde öngörülen serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine olan güvenin kötüye kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve birden fazla bendin sanık tarafından ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yapılırken daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal uygulanarak ceza tayini gerekirken, bu husus gözardı edilerek sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1, 2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden koşulların oluşması halinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.