Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/32848 E. 2020/9123 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/32848
KARAR NO : 2020/9123
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat

Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, suç tarihi itibari ile “… San. ve Tic. Ltd. Şirketinin” sahibi ve yetkilisi olduğu, suç tarihinde plastik imalatı yapmak üzere küçük çaplı bir fabrika kurmak isteyen katılana kendisinin eski hazine müsteşarı olduğunu, Ankara’da çok çevresinin bulunduğunu, bu nedenle kendisine yatırım teşvik kapsamında bir kısmı hibe ve geri ödemesiz olmak üzere çok düşük faiz ile kredi alabileceğini belirttiği, katılanın kabul etmesi üzerine aralarında yatırım teşvik belgesi almak ve danışmanlık hizmeti yapmak üzere sözleşme yaptıkları, sanığın daha sonra teşvik kapsamında olduğu için daha lehlerine olacağını belirterek Mardin Organize Sanayi Bölgesinde fabrika kurmak için teşvik belgesi ve kredi almak için başvuruda bulunduğunu belirtip katılandan parçalar halinde 79.910 TL para aldığı, ancak sanığın sözleşmede taahhüt ettiği işlerin hiç birini yapmadığı, bu surette sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, suça konu katılan ve sanık aralarında “danışmanlık ve yatırım teşvik belgesi alımı amacıyla düzenlenen hizmet sözleşmesi” incelendiğinde, imzalayanların katılana ait şirket ve sanığın yetkilisi olduğu “… San. ve Tic. Ltd. Şirket” isimli şirket adına sanıkların isimleri geçen kaşelerle imzalanmış olmaları neticesinde, sübutu halinde sanığın eyleminin TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen taciri veya şirket yöneticisi veyahut yetkilisinin ticari faaliyetleri dahilinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin toplanıp, takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.