YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34703
KARAR NO : 2021/3340
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK.’nın 158/1-d, 35/2, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK.’nın 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişilerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafi ve vekalet ücreti talebi ile sınırlı olarak katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, şikayetçi … ve katılan …’e ait olan arsayı kendilerinden habersiz tapuda tescil yaptırmak konusunda temyiz dışı diğer sanıklar ile anlaştığı, bu amaçla şikayetçi ve katılan adına oluşturulan sahte kimlik belgeleriyle suça konu taşınmazın satışı için sahte vekaletname düzenlettirdikleri ve ihbar üzerine henüz gayrimenkulün tescili yapılmadan durumun ortaya çıktığı iddia ve kabul edilen olayda; sanık …’ın … isimli şahsa verilmiş gibi gösterilen sahte vekaletname ile katılanlara ait araziyi tapuda satışını yapmak üzere harekete geçtiği bu hususun sanık savunmaları, ele geçirilen belgeler ve katılan beyanları ile doğrulandığı, sanık savunmasının suçtan ve cezalandırmadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla sanık …’ın hakkında verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın sahte olarak düzenlenmesini sağladığı noter vekaletnamesinin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden sayılması sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 204/3. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın sahte kimlik ve vekalet düzenleyerek farklı zamanlarda zincirleme şekilde birden fazla eylem gerçekleştirmiş olmasına rağmen TCK 43. maddede düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.960,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.