Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/34788 E. 2017/22966 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34788
KARAR NO : 2017/22966
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, TCK’nın 158/1-f, son, 62, 52/2, 58. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31/10/2011 tarih ve 2010/340, 2011/589 Karar sayılı karar aleyhine sanık müdafiinin vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/53637 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş, Dairemizin 27/01/2016 tarih ve 2013/21889, 2016/983 E. K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı hizmetlerinin Etkinleştirilmesi amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanun’un 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan verilen onama ilamına yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz delikçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın KABULÜNE,
Dairemizin 27.01.2016 tarih ve 2013/21889 esas, 2016/983 karar sayılı nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen kararının KALDIRILMASINA,
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, ayrıca, gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 01/01/2011 yerine 31/10/2011 olarak yazılmasındaki isabetsizlik, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanığın … sahte kimliği ile … beyaz eşya bayiisine müracat edip kredi kullanma teklifine yazılı muvafakat da verdikten sonra mağdur … Generale kredi kurumundan tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlayıp bu krediyi kullanarak … Limited Şirketi’nden 3.300 TL değerinde üç adet LCD televizyon almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafınan işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/04/2008 tarih ve 57/74 E. K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere ve 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesine göre, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamların tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanık hakkında, suç tarihinden sonra kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması ile sanığın suç tarihinden önce kesinleşen ve tekerrüre esas başkaca ilamının da bulunmadığı gözetilmeden sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.