YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/35738
KARAR NO : 2021/6490
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat (her üç sanık yönünden ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’in suç tarihinde bankada servis yetkilisi ünvanı ile görev yaptığı, bankaya müşteri olarak gelip giden sanık … ile daha önceden tanıştıkları,…’ın …’e, … isimli eczacı bir tanıdığı olduğunu, borçları nedeniyle zor durumda olduğunu ve acilen 100.000 TL’ye ihtiyacı olduğunu söylediği, …’in kabul etmesi üzerine …’nın evinin satışının …’e yapıldığı, ayrıca …’in, akrabası olan katılandan, …’in kullanacağı kredi meblağının 10.000 TL olduğunu söyleyerek kefil olmasını istediği, katılanın da …’e güvenerek … tarafından kullanılan konut kredisi sözleşmesini 10.000 TL’ye kefil olduğunu zannederek imzaladığı, bu şekilde sanıkların iştirak halinde hareket ederek hileli davranışlarla katılanı aldattıkları ve bankadan konut kredisi alarak menfaat sağlamak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda; dosyada onaylı örneği mevcut “sabit faizli konut finansmanı kredisi sözleşmesi”nin kefalet bölümde rakam ve yazı ile yazılmış bulunan kefil olunan miktara ilişkin yazıların kendi eli ürünü olup olmadığının katılandan sorulması, ödenmeyen kredi borcuna ilişkin olarak yürütülen icra takip dosyasının getirtilerek bir örneğinin dosya içine alınması, ilgili bankadan kredi kullandırımına ilişkin kredi dosyasının getirtilerek kredinin kullandırımı sırasında katılan tarafından imzalanan geri ödeme planı, taahhütname vesair tüm belgelerin incelenerek ve itiraz vukuunda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak katılanın kefil olduğu miktarın sözleşme ve ekli belgelerin imzalanması sırasında katılan tarafından görülerek kabul edilip edilmediği, katılanın sözleşme tanzimi sırasında banka çalışanı olan sanık …’a duyduğu güven nedeniyle hile ile iradesinin fesada uğratılıp uğratılmadığı ve bu şekilde sanıkların kullanılan krediden dolayı ne şekilde menfaat sağladıklarının her bir sanık yönünden ayrı ayrı karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm tesisi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.