Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/36070 E. 2017/26599 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/36070
KARAR NO : 2017/26599
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

Resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar … ve …’nın, 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31/05/2012 tarih ve 2011/107; 2012/276 E.K. sayılı kararı aleyhine sanıklar müdafiinin vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2013 tarih ve 2012/204484 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 30/03/2016 tarih ve 2013/25475; 2016/2843 E.K. sayılı kararıyla hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden itirazın KABULÜNE,
Dairemizin 30/03/2016 tarih ve 2013/25475; 2016/2843 E.K. sayılı ilamında yer alan “resmi belgede sahtecilik suçu” ile ilgili verilen kararların KALDIRILMASINA,
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümleri sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 05/11/2017 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, bankadan kredi almak için müracaatta bulunduğu, esasen paraya ihtiyacı olan, bankadan kredi almak isteyen kişinin ölen sanık … olduğu, sanık …’nın ölen sanık …’in yanında çalışması ve onun akrabası olması nedeniyle ölen sanık …’in sözlerine itibar ederek ölen sanık … tarafından bankadan alınan krediye ilişkin belgeleri imzaladığı, bu krediye teminat olarak suça konu olan keşidecisi … olan 02.11.2007 tarihli 16.500 TL bedelli senedin sanık … tarafından ciro edilerek alınan krediye karşılık bankaya verildiği, suça konu senetteki …’e atfen atılan imzanın …’in eli mahsülü olmadığının belirlendiği, böylece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13/05/2011 tarihli ve 2011/99 Esas, 2011/154 Karar sayılı dosyasında aynı sanık hakkında, aynı bankaya sahte belgeler vererek kredi çekilmesi eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükümleri verildiği, söz konusu hükümlerin Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 10/02/2014 tarih ve 2012/8711; 2014/2233 E. K. sayılı kararıyla onandığı, kesinleşen bu dosya içeriğine göre; sanık ve ölen sanığın, katılan Selim Koç adına sahte olarak düzenledikleri 13.500 TL ve 35.000 TL bedelli iki adet senedi, Türkiye Halk Bankası Toptancıhali Şubesinden çektikleri kredi karşılığında teminat olarak vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/05/2012 tarihli ve 2011/107 ; 2012/276 E. K sayılı bu dosya ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13/05/2011 tarihli ve 2011/99 Esas, 2011/154 Karar sayılı dosyasının birlikte incelenmesinde, ölen sanık …’nın 07/11/2007 tarihinde katılan Selim Koç adına sahte olarak düzenlenen 35.000 TL bedelli senedi kullandığı, sanık tarafından ciro edilerek 07/11/2007 tarihinde sisteme girişinin yapıldığı; sanık …’ın da katılan Selim Koç adına sahte olarak düzenlenen 13.500 TL bedelli ve ikinci iddianame konusu olan müşteki … adına sahte olarak düzenlenen 16.500 TL bedelli senedi kullandığı, her iki senedin de sanık tarafından ciro edilerek 15/11/2007 tarihinde sisteme girişinin yapıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, sanığın, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen çeklerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen çeklerle ilgili olarak yine tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı, bu hukuksal olgular ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın, teminat için verdiği senetleri aynı anda kullanması ve senetlerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair delil de bulunmaması nedeniyle eylemin, tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek sanık hakkında iki kez resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, sanık … acısından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.