Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2018/3820 E. 2019/4362 K. 29.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3820
KARAR NO : 2019/4362
KARAR TARİHİ : 29.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılana ait şirkette pazarlama elemanı olarak çalışan sanığın, firma adına tahsil ettiği paraları uhdesinde tuttuktan sonra makbuz koçanına tahsil ettiğinden daha düşük miktar yazarak aradaki farkı mal edindiği, ayrıca bir kısım müşterileri arayarak tahsilatın kendi adına olan hesaba yatırılmasını sağladığı, satış yapmadığı halde yapılmış gibi makbuz düzenlediği ve 02.07.2007 tarihinde iş akdinin feshedilmesine rağmen, tahsilat yapmaya devam edip şirket adına makbuz düzenlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, 2007 yılının Temmuz ayında işten ayrılmadığını, 05.09.2007 tarihine kadar çalıştığını, zaman zaman işe giriş çıkış işlemlerinin yapılması nedeniyle bu şekilde gösterildiğini, bayi sözleşmesinin işverenin bilgisi dâhilinde yapıldığını, o sırada yanında İbrahim Aktay’ın da olduğunu, paraları tahsil ettikten sonra bu kişiye verdiğini, işten ayrıldıktan sonra herhangi bir tahsilat yapmadığını belirterek suçlamaları kabul etmemesi yanı sıra dosya içerisindeki sigortalı hizmet dökümü belgesi ile diğer belgelerin sanığın beyanını destekler mahiyette olmaları, 03.06.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre de, suça konu makbuzlardaki imzaların sanığın eli ürünü olduğuna dair bir tespitin bulunamadığının bildirilmesi, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunun ise, müşterilerin beyanıyla düzenlenmesi yanı sıra bozma ilamı doğrultusunda, dinlenen firma müşterisi …’ın beyanlarında, ürün ödemesini kime yaptıklarını hatırlamasının imkânsız olduğunu söylemesi, diğer tanığın ise olaya ilişkin bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 29.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.