Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/15911 E. 2021/1172 K. 11.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/15911
KARAR NO : 2021/1172
KARAR TARİHİ : 11.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili, sanıklar … ve …’nin beraatine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından vekalet ücreti talebiyle sınırlı olarak temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’un yetkilisi olduğu… Enerji Elektrik Üretim Sanayi Ticaret AŞ’ne ait işyerinde sosyal güvenlik kurumunca yapılan araştırma sonucunda sanık …’nin, olay yerinde olmadığı gibi bazı şirket çalışanlarının adı geçen sanığı hiç görmediği ve tanımadığı, gerçekte çalışmadığı halde sigortalı gösterilmek suretiyle sanıkların atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Katılan vekilinin… Enerji Elektrik Üretim Sanayi Ticaret AŞ hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
I-TCK’nın 20. maddesindeki “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.” düzenleme ve gerekçesindeki “… Suç ve ceza politikası gereği olarak ancak gerçek kişiler suç faili olabilir ve sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Bu anlayış, Anayasamızda da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralının bir gereğidir. Ancak, işlenen suç dolayısıyla özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilebilecektir…” izahatına göre suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan… Enerji Elektrik Üretim Sanayi Ticaret AŞ hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tüzel kişi sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine “Yeşil Enerji Elektrik Üretim Sanayi Ticaret AŞ’nin dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; gerçek kişi sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi ve yasal koşulların bulunmaması nedenleriyle tüzel kişi olan sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Sanık savunmaları, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamından, şirketin gerçek ve halen aktif olduğu, ticari faaliyette bulunduğu, katılan SGK tarafından basit bir denetim ile işyerinde mağdur işçilerin çalışmadıklarının ortaya çıkacağı, ayrıca kamu kurumu olan SGK’nın denetim yükümlülüğünün bulunduğu, denetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemiş bulunan kamu kurumunun dolandırıldığından bahsedilmeyeceği ve sanıkların kendilerini aynı vekil ile aynı davada temsil ettirmeleri nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16/10/1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı, buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde ve tek vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sanık …’ın hayali olarak sigortalı gösterilerek katılan kurumun zarara uğratıldığı ve sanıkların cezalandırılmaları gerektiği, sanıklar müdafiinin sanıkların ayrı ayrı özel ve müstakil vekaletname ile müdafii olmalarına karşın tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 11/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.