Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/2474 E. 2021/3731 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2474
KARAR NO : 2021/3731
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 207/1, 62, 53, 58. maddeleri ile 157/1, 168/2, 62, 53, 58, 54. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşüldü;
Sanığın katılan Şanal Mobilya Ltd. Şti.’ye ait iş yerine gittiği ve kendisini müşteki … olarak tanıttığı, 125 TL’lik ürün satışı için sözleşme düzenlendiği, sanığın müştekinin kimliğini kullanarak ürünü teslim aldığı, sanığın bu şekildeki hareketleriyle haksız menfaat temin ettiği ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;
1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
TCK’nın 207/1. maddesinde yer alan özel belgede sahtecilik suçu için öngörülen cezanın miktarına göre, aynı kanunun 66/1-e. ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Müşteki …’ın kimlik bilgilerini kullanarak, sipariş edilen ürünlerin teslim alınması şeklinde gerçekleşen olayda; sahte kimliğin nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından olması nedeniyle eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 30/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.