Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/7114 E. 2020/8969 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7114
KARAR NO : 2020/8969
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (ayrı ayrı)

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ticaretle uğraşan Sanık …’un, akrabaları olan sanıklar … ve …’tan kendisi için bankadan kredi çekmelerini istediği, adı geçen sanıkların bu talebi kabul etmeleri üzerine sanık …’ın tarımsal faaliyette bulunduğuna ilişkin … adına düzenlediği sahte tapu fotokopileri ve çiftçilik belgesini yanında çalışan sanık … aracılığıyla sanıklar … ve …’e ulaştırdığı, … ve …’in de bu belgeler ile katılan bankaya sanık …’ın borçlu, sanık …’in ise müteselsil kefil olduğu şeklinde düzenlenen kredi sözleşmesi ile 10.000 TL bedelli kredi başvurusunda bulundukları, kredinin onaylanması üzerine sanıklar …, … ve …’nın bankaya tekrar gittikleri ve sanık …’ın verdiği yetki belgesine istinaden sanık …’nın parayı çekerek sanık …’a verdiği, sanık …’in ise katılan banka çalışanı olup kredi işlemlerinin bu kişi tarafından gerçekleştirildiğinin iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanıklar … ve …’in bankaya sundukları evrakların fotokopi nitelikte olduğu, bu haliyle aldatma yeteneğinin bulunmadığı ve eylemlerinin bankanın denetim imkanını ortadan kaldıracak boyutta olmadığına, sanık …’in de, diğer sanıkların eylemine iştirak ettiğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıklar …, …, … ve …’un üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı, sanık …’in diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin sabit olmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanık … kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.000 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.