Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/11565 E. 2021/6419 K. 02.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11565
KARAR NO : 2021/6419
KARAR TARİHİ : 02.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (ayrı ayrı)

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında verilen beraat hükümleri, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nun eczane sahibi olduğu ve yanında çalışan temyiz dışı sanık … ile birlikte, …Yaşlı Bakım ve Huzurevi Müdürlüğü sakinleri adına, onlardan habersiz ve rızaları dışında adlarına ilaçlar yazdırılıp Sosyal Güvenlik Kurumuna fatura edildiği bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve zamanaşımını kesen en son işleminde sanık hakkında yapılan sorgu işleminin olduğunun tespit edildiği, bu bilgiler ışığında, sorgu tarihi olan 22/11/2012 tarihinden, inceleme tarihine kadar 5237 sayılı yasa kapsamında tespit edilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;

Dairemizin 02/10/2019 tarih ve… Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun zararının olup olmadığının denetime olanak verecek şekilde bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve zarar tespit edilirse, bu zarardan kimin menfaat sağlayarak uhdesinde tuttuğu araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.