YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11591
KARAR NO : 2021/2799
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/2-a maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi uyarınca düşme
Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen düşmeye ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı ve dairemizin bozma ilamından sonra mahkemece dosyanın 20/03/2017 tarihinde uzlaşma bürosuna gönderildiği, katılan vekiline 28/04/2017 tarihinde yapılan uzlaşma teklifi üzerine katılan vekilinin teklifi kabul etmemesi nedeniyle aynı tarihte uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun düzenlenerek dosyanın uzlaştırma bürosuna iade edildiği anlaşılmakla, Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 34. maddesindeki süreler gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın, yabancı uyruklu olan katılanı ev satacağı konusunda aldatıp adi yazılı sözleşme düzenlediği, sözleşmeye konu ev kendisine ait olmadığı halde katılandan satış bedeli adı altında para alarak haksız yarar sağladığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığa yüklenen, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, TCK’nın 67/1-a maddesine göre zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanığın sorgusunun yapıldığı 03/01/2012 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, zamanaşımı nedeni ile verilen düşme hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle “düşmesine” hükmedilmesi gerekirken, “düşürülmesine” denilmek sureti ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “düşürülmesine” ibaresinin çıkarılıp yerine “düşmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.