Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/11715 E. 2021/1939 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11715
KARAR NO : 2021/1939
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen TCK’nın 158/1-L, son, 43/1, 52/2 ve 53, 58. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi

Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme sanık ve müdafi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasından sonra, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından başvurunun esastan reddine dair kurulan hükmün sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin 14/04/2020 tarihinde tebliğ edilen kararı 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra 16/06/2020 tarihinde temyiz ettiği, ancak Covid-19 salgını nedeniyle 7226 sayılı yasanın Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası ve Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma süresinin 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin 29/04/2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince; 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında temyiz süresinin durduğu ve süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın 17/04/2018 günü eski eşi adına kayıtlı olan telefonla kendisini… olarak tanıtıp komisyonda olduğunu, Akdeniz Üniversitesinde okutmanlık için 2 kişilik kontenjan olduğunu, başvuru yapmak istemesi halinde evrakları ve gerekli parayı acil bir şekilde kendisine göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın da sanığın verdiği kendi adına kayıtlı olan hesap numarasına sınav başvurusu için 18/04/2018 tarihinde 1.100 TL para gönderdiği, katılanın bu numara üzerinden sanıkla 2 hafta kadar görüşüp WhatsApp üzerinden mesajlaştıkları, sanığın daha sonra kendisi adına kayıtlı telefonla arayıp yurt dışında bulunduğunu, bu sebeple mesajları henüz gördüğünü, ilk gönderdiği paranın muafiyet sınavı parası olduğunu, ayrıca taahhüt ücreti olarak aynı hesaba 1.100 TL daha para göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın da 1.100 TL parayı 18/05/2018 tarihinde gönderdiği, ancak alıcı hesap numarasının üniversiteye değil de şahıs adına olması sebebiyle şüphelendiği ve şikayetçi olduğu, bankadan gelen bilgilere göre gönderilen paraların gönderilme tarihlerinde ATM’lerden çekildiğinin anlaşıldığı, katılanın sanıkla gerçekleştirdiği whatsapp görüşmelerini gösterir belgelerle görüşmeye ait ses kayıt inceleme tutanağındaki kayıtlarda katılanın iddiasını doğrular mahiyette yazışma ve konuşmaların mevcut olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanık savunması, katılan beyanı, WhatsApp görüşmeleri ve ses kayıt incelemesi, telefon tespiti, banka belgeleri ile dosya kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla verilen karar hukuka uygun olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, kararın kesinleşmesi ve temyiz incelemeleri dışındaki tutukluluk süresi nazara alınarak tahliye talebinin reddine, 24/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.