YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5910
KARAR NO : 2020/8534
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …. ve … haklarında yapılan soruşturma esnasında, suç yeri itibarıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Çaykara Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2018 tarihli ve 2017/10 soruşturma, 2018/59 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Çaykara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/01/2019 tarihli ve 2019/11748 soruşturma, 2019/1844 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, Çaykara Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine dair mercii Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2019 tarihli ve 2019/358 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2020 gün ve 94660652-105-61-1381-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2020 gün ve 2020/46265 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/11/2017 tarihli ve 2017/30314 esas, 2017/23733 karar sayılı ilamında “…. Dairemizin 06.04.2015 tarih ve 2015/4473-23011 sayılı ilâmı ve daha birçok kararında da belirtildiği üzere, dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle….” şeklinde belirtildiği üzere, soruşturma dosyasına konu olayda, Akbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğünün 01/06/2018 tarihli yazısına göre şüpheli ….’nın müşteki tarafından gönderilen paranın 03/01/2017 günü 6689 nolu Kağıthane …. ATM’sinden çekildiğinin bildirilmesi karşısında, haksız menfaatin temin edildiği yerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüpheliler tarafından paranın çekildiği yerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/01/2019 tarihli ve 2019/358 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 21/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.