Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/938 E. 2021/6209 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/938
KARAR NO : 2021/6209
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan, TCK’nın 204/1,62 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan, TCK’nın 158/1-d, 35/2,62/1,52/2 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından,… 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/10/2011 tarih ve 2010/536 Esas, 2011/403 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararın 14/11/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 28/06/2013 tarihinde sanık hakkında “Karşılıksız yararlanma” suçundan dolayı …5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/01/2015 tarih ve 2014/310 E. 2015/42 K. sayılı ilâmı ile mahkumiyetine hükmedildiği ve bu hükmün 02/03/2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine CMK’nın 231/11 maddesi gereğince; hükmün açıklanmasına ilişkin …1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/09/2015 tarih ve 2015/236 E., 2015/251 K. sayılı kararı ile sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14/11/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde gerçekleşen suç tarihinin ise 28/06/2013 olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 231/8 son maddesi gereğince, denetim süresi içinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılanın eşi olan tanık Reşat ve dava dışı Abdurrahman isimli şahıs ile 17/08/2009 tarihinde “Bersun İnş. Isı Yalıtım Kimya San.Tic. Ltd. Şti.” isimli bir şirket kurdukları, 2010 yılı Ocak ayında sanık … ile tanık Reşat’ın ortaklıktan ayrıldıkları, şirketin büyük ortağının tanık Reşat’ın eşi olan katılanın olması nedeniyle şirketi fiilen tanığın devam ettirdiği, sanık …’nın ise şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra haklarında aynı dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer

sanıklar … ve … ile aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek, sanık …’nın ortaklıktan ayrıldığı şirketin sahte üretilmiş kaşesini kullanmak suretiyle kendi imzasıyla şirket adına 19/08/2009 tanzim, 15/03/2010 ödeme tarihli ve 16.000.TL bedelli olarak düzenlediği sahte bonoyu sanıklardan …’a verdiği, sanık …’ın da bu bonoyu ciro ile diğer sanık …’a verdiği, senet bedelinin ödenmemesi üzerine yetkili hamil olarak gözüken sanık … tarafından söz konusu senede istinaden …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ihtiyati haciz kararı ile sanık … ve katılanın yetkilisi olduğu şirket adına …4. İcra Müd.’nün 2010/6806 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı ve 27/05/2010 tarihinde şirkete ait kamyonet üzerine ihtiyati haciz işlemi tesis ettirdiği, bu surette sanığın iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Suça konu bononun şirketin kurulma tarihinden iki gün sonra düzenlenmiş olması, şirket kayıtlarında söz konusu borcun alındığına dair herhangi bir kaydın bulunmayışı, şirkete ait telefon ve vergi kaydının henüz alınmadığı halde suça konu bonoda kullanılan kaşede bu bilgilerin mevcut olması, söz konusu bononun sanık …’nın şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra icra takibine konu edilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sabit olduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafisinin hükmün açıklanmasının şartlarının, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve fazla ceza tayinine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-) Sanığın üzerine atılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun yaptırımının suç tarihi itibari ile “2 yıldan 7 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası” olduğu gözetilmeden, uygulama yeri bulunmadığı halde değişiklikten sonraki TCK’nın 158/1-son cümlesine uygun şekilde sanığın 3 yıl hapis ve suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde 1.600 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
b-) Katılanın yetkilisi olduğu şirket aleyhine icra takibi başlatılıp, şirkete ait menkul mal üzerinde ihtiyati haciz işlemi tesis edilmekle, nitelikli dolandırıcılık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeyerek, suçun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi gereğince teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1 gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.