Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/9621 E. 2021/64 K. 11.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9621
KARAR NO : 2021/64
KARAR TARİHİ : 11.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, mahkemece verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğu, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması nedeniyle yapılan incelemede,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2 maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen hükmün, doğrudan “mernis adresi” ibaresi ile Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ edilmesi usule aykırı ise de; mahkemece verilen 16/12/2016 tarihli ek karar ile dosyanın Uzlaştırma Bürosu’na gönderilmesi üzerine sanığın, uzlaştırma görüşmeleri sonucunda düzenlenen 07/03/2017 tarihli Uzlaştırma Raporu’nu imzaladığı, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, hakkında verilen hükmün infazına 28/03/2017 tarihinde başlandığı, ayrıca 02/01/2019 tarihli dilekçe ile mahsup talebinde bulunmasına karşın 16/07/2019 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğu, eski hale getirme koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla; gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat usulsüzlüğü nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabulüyle zamanaşımı yönünden bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmeyerek, sanığın öğrenme üzerine yasal süre geçtikten sonra yaptığı eski hale getirme ve temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 11/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.