YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9625
KARAR NO : 2021/4238
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-e-son, 43, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet (sanıklar hakkında ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafi, sanık … … müdafi ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 15/06/2016 tarihli 2016/8140 E- 2016/7747 K. sayılı ilamı ile Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/01/2016 tarihli 2015/66 E- 2016/21 K ilamının onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/123374 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 29/09/2016 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/05/2020 tarihli kararıyla Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 15/06/2016 tarihli 2016/8140 E- 2016/7747 K. sayılı onama kararın kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın usul eksikliğinin giderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 27/04/1998 yerine, 27/01/2009 yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’ya yüklenen nitelikli dolandırıcılık eyleminin TCK’nın 158/1-e maddesi kapsamında kaldığı iddiasıyla kamu davası açılmış ve mahkemece kabul edilmiş ise de dosya kapsamına göre sanığın Bağkur İl Müdür vekilliği görevini yaptığı ve 27/04/1998 tarihli meslek odası kayıt tetkik tutanağını düzenlerken görevinin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmakla, eylemine temas eden suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 230/2, 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, 27/04/1998 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar … ve… … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’in hükümden sonra 05/09/2019 ve sanık … …’un hükümden sonra 04/03/2021 tarihlerinde öldüklerinin UYAP’tan temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşılması karşısında, haklarında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … … müdafi ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.