Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2021/3585 E. 2021/4989 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3585
KARAR NO : 2021/4989
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

Nitelikli dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma esnasında, suç yeri itibarıyla dosyanın Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2019 tarihli ve 2019/121545 soruşturma, 2019/13020 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/10/2019 tarihli ve 2019/24456 soruşturma, 2019/2181 sayılı yetkisizlik kararı üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine ilişkin Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli ve 2019/1560 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/01/2021 gün ve 94660652-105-34-19936-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/03/2021 gün ve 2021-16031 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Soruşturma aşamasında ortaya çıkan ilk yetki uyuşmazlığı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili yer olarak belirlenmesine dair mercii Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/7. maddesi uyarınca kesin olduğu cihetle, bu karardan sonra İstanbul ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından verilen karşılıklı yetkisizlik kararların hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları gözetilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/6236 esas, 2019/10639 karar sayılı ilamında “….dolandırıcılık suçunun, iradesi fesada uğratılan kişinin yatırmış olduğu paranın fail tarafından çekildiği anda tamamlanacak olması nedeniyle suç yerinin de menfaatin temin edileceği yer olacağından hareketle…” şeklinde belirtildiği üzere, suçun işlendiği yerin paranın çekildiği yer olacağı nazara alındığında, somut soruşturma dosyasına konu olayda, müşteki tarafından gönderilen paranın Ziraat Bankasına ait Aydın Kuyucak İlçesi Horsunlu Beldesindeki ATM’den çekildiğinin anlaşılması karşısında, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Soruşturma aşamasında ortaya çıkan ilk yetki uyuşmazlığı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili yer olarak belirlenmesine dair mercii Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/7. maddesi uyarınca kesin olduğu cihetle, bu karardan sonra İstanbul ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından verilen karşılıklı yetkisizlik kararların hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde oldukları gözetilerek yapılan incelemede,
Şüpheliler tarafından haksız menfaatin temin edildiği yerin Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı yargı çevresinde kaldığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli ve 2019/1560 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.