Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2021/4320 E. 2021/4850 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4320
KARAR NO : 2021/4850
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK. 158/1-f-son, 168/2, 52, 58/6-7, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Özel belgede sahtecilik suçundan; beraat

Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine; özel belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin hükümler, sanık müdafi tarafından özel belgede sahtecilik suçu açısından vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sahibinden.com isimli internet sitesine ikinci el TV satış ilanı verdiği, müştekinin sanığa toplam 430 TL gönderdiği, sanığın parasını aldığı halde müştekiye ürünü göndermeyerek üzerine ve başkaları adına iki adet cep telefonu hattı alarak atılı suçları işlediği iddia olunan somut olayda;
Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne dair sanık müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın ikrar içeren savunması, müşteki beyanı ile tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık eyleminin sabit olduğu, öte yandan özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü yönünden sanık müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası gereğince beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği, somut olay değerlendirildiğinde ise, sanık hakkında beraat ettiği özel belgede sahtecilik ile birlikte yargılandığı dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat kararı verilen özel belgede sahtecilik suçu yönünden sanığa avukatlık ücreti takdir edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın suçun sübutuna ve savunma hakkının kısıtlandığına,sanık Müdafiinin; (Delillerin hatalı değerlendirildiğine, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, eylemin TCK. 157 maddesine uyduğuna, CMK. 231 ve TCK. 62 maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, beraat kararından dolayı ise sanık lehine ücreti vekalet takdiri gerektiğine) ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK’un 321.. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “50 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “43 gün”, “21 gün” ve “420 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.